Malesef  henüz filmi seyredemedim ve ne yazık ki DvD sinin çıkmasını beklemek zorundayım. Siz benden daha şanslı olan insanlar umarım bu satırları okurken çoktan filmi seyretmişsinizdir. Evet malesef filmi seyredemedim ama filmle ilgili yorumları okumadanda edemiyorum. Bunlardan birini sizlerlede paylaşmak istedim. Hakkı Devri’min bugünkü yazısından birkaç alıntı;
    "Nâzım Hikmet’e vatan haini demekte güçlük çekmeyen sağcılar, onu siyasî tercihi için körü körüne beniseyip savunan solcular, hiç umurumda değil. Nâzım filmini yapanların da, ne güzel, o taraklarda belli ki bezi yokmuş. Belki de bu vesileyle, benzer yavelerden büsbütün kurtulduğumuzu görüp rahat nefes alacağız. "
     "Nâzım’ın dünya görüşünü, siyasî tercihini, hatta kişisel hayat tarzını paylaşmam söz konusu bile olmadı. Ama şair Nâzım gözümde (ve gönlümde), benim için her şeyden önce, kutsalların kutsalı olan dilimiz Türkçe’nin gelmiş geçmiş en büyük virtüozuydu. Böyle dedim, tam bu anlamı verecek Türkçe bir kelime bulamadığım için. Yoksa, tanıdığım en büyük ustası mı, deseydim?"
      "Tüylerimiz diken diken olarak seyrettiğimiz o son sahne, gerçekten heyecan vericiydi. Hani, Dörtnala gelip uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim, diye başlayan; Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim… diye tamamlanan sahne.
Elinize, aklınıza, emeğinize sağlık! Hepinizin… "
      Şimdi bazılarınız bana kızacak, "yazıyı altüst etmişsin", "ne bu böyle bölük pörçük" diyecek. ben sadece birkac alıntı yapmak istedim yazının tamamını  
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=215079 linkinden okuyabilirsiniz.
        zaman ayırıp yazdıklarımı okudugunuz için teşekkürler
Advertisements