Bu gece Will Smith ve oglu Jaden Smith in basrollerini paylastigi "The Pursuit of Happyness" adli filmi seyrettim. tavsiye edebilecegim hos bir filmdi, her ne kadar daha iyi olabilirdi düsüncesine sahip olsamda. Aslinda bu satirlari yazmamin asil nedeni kesinlikle bu film degil. Aksine filmin arkasindan NTV de seyrettigim "Ve Insan" programinin 8 martta yayinlanan bölümünün tekrari. 8 Mart Dünya Kadinlar Günü vesilesiyle hazirlanan programin bir bölümünü ülkemizdeki kadin siginma evlerini konu aliyordu. Bu siginma evlerinde yasiyan kadinlarla yapilan röportajlar tahmin ediceginiz üzere beni filmden cok daha fazla ekledi. Bunun en buyuk nedeni birinin film, digerininse gercekler olmasi degildi.  Cunku filmde gercek bir hayat hikayesinin beyaz perdeye aktarimiydi. Beni daha fazla etkilemesinin tek sebebi filmim guzel bir sonla bitisi.Filmi henüz izlememis olanlar lutfen beni affetsin. Ama sunu cok iyi biliyoruz ki bu film bir amerikan filmi ve iyi bitmek zorunda -istisnalari goz ardi ederek söylüyorum bunu-. Ve malesef siginma evlerinde yasiyan, daha dogrusu yasamak zorunda birakilan kadinlarimiz icin mutlu bir son yok. Brad Pitt in  "The Devil’s Own"  filminde soyledigi gibi  "This is not a American Movie".
 
      Ama bizler birseyleri degistirebilecegimizi hicbir zaman unutmayalim. Kadina Siddete artik bir son verelim.
 
      Zaman ayirip okudugunuz icin tesekkurler. Hatalarimi mazur görmeniz temenisi ile…
 
 
 
not: "Ve Insan" programinin 8 martta yayinlanan bölümünün video linkini arastirdim fakat malesef bulamadim. Eger bulabilirseniz lutfen yorum bolümüne ekleyin 
Advertisements