Belki bazilariniz “ohooo bu eski haber” diyeceksiniz. dogru haber eskidi ama hicbirsey degismedi. Bende Tempo dergisinin bu kampanyasiyla bir hatirlatma yapmak istedim.
 
       Türkiye`de yaklasik 8 milyon engelli varmis ve her gecen gün cesitli sebeplerle artiyormus bu sayi. Bende bugün ögerendim bu kadar cok engelli vatandasimiz oldugunu. Acikcasi oldukcada sasirdim. Düsüne biliyormusunuz ülke nüfusumuzun yuzde 10´undan fazlasini engelli vatandaslarimiz olusturuyormus ama nedense sokaklarimizda, caddelerimizde, o icinden cikmadigimiz, özellikle haftasonlari icinde kalabaliktan yürümekte zorluk cektigimiz alisveris merkezlerinde, kisacasi hayatimizin her alaninda ne kadar az rasliyoruz engelli vatandaslarimiza. Beni az cok taniyanlariniz Ülkemi baska ülkelerle kiyaslamaktan hoslanmadigimi iyi bilirler, ama su an kendimi buna mecbur hissediyorum. Su an Almanya`nin Dortmund kentinde yasiyorum ve tahminlerime dayanarak söyliyebilirimki bu sehirde yasiyan engelli sayisi Ankara`da yasiyanlardan fazla degildir. Ama Ankara`nin Kizilay meydaninda dolasirken cok fazla engelli vatandasimiza raslamazken -Cafe Down haric henuz gitmediyseniz mutlaka ziyaret edin. Hala hizmete devam ediyormu bilmiyorum ama devam ediyorsa Kizilay`da Atatürk bulvarinda tüp gecidin ayaginda cok hos bir kafe. Affedin konu biraz dagildi- Dortmund`da engelli birini gormeden gecirdigim bir gun hatirlamiyorum. Sehir merkezinde, trenlerde, otobuslerde, havuzda… Sayilarimi cok diye düsünüyorsunuz? Hic sanmiyorum ben bunu. Bunun nedeni onlarin evlerinde hapis hayati yasamiyor oluslari. Ülkemizde bu durum farkli ve evet bunun nedenini hepimiz cok iyi biliyoruz. BIZLER! Evet yanlis duymadiniz bizler onlari evlerine hapsediyoruz. Onlar icin hicbirsey yapmayan bizler yapiyoruz bunu. Onlar icin birseyler yapmadigimiz sürecede bu böyle devam edecek.
 
     Okan Bayülgen`in Makina programinda söyledigi bir söz geldi aklima “onlar o kadar coklar ki isteseler darbe yapip yonetimi bile degistirebilirler”  .Ayni programa katilan cok guzel ve engelli hanimin ,Figen Önce`nin, solo albümünü dinliyorsunuz belkide su an . Onun su sozlerinide hayatim boyunca unutabilecegimi sanmiyorum. “Serdar bey sayesinde hayatimda ilk kez mini etek giydim”. Evet onlarin resimlerini ceken Serdar Bilgili`ninde Konuk oldugu muhtesem bir programdi. Belki cogunuzun coktan edindigi bu fotografrin  linki;  hala gormemis  olanlar ve belki arsivinde saklamak istiyenler icin
 
 
      “Iyi guzel bu kadar yazi yazmissinda biz ne yapabiliriz ki” diyenler icin Tempo dergisinin birkac önerisi
 

Sadece maddi değil, manevi yardımlara da ihtiyaç var           

 

1) Yöneticiler, engellileri unutmayın: Türkiye’de ne merkezi hükümetlerin ne de yerel yöneticilerin öncelikleri arasında ‘engelliler’ yer almadı. Her fırsatta 21. yüzyıl nutukları atmaya hevesli yöneticilerin, artık bu yüzyıla uygun bir ‘engelli politikası’ uygulamasının zamanı geldi. TEMPO, toplum adına yaptığı bu çağrıda yöneticilerin engelliler konusunda ‘koydukları engelleri’ ya da ‘kaldırdıkları engelleri’ sergilemek konusunda kararlı.

  

2) Yöneticilere her fırsatta engellileri hatırlatın: Merkezi ve yerel yöneticiler, bize hizmet etmekle yükümlüler. Bu ‘biz’in içine ‘onlar’ da, yani engelliler de giriyor. Engelli dostlarınızın evlerinden çıkabilmelerini sağlayacak ‘baskıyı kurun’. Örneğin yaşadığınız yerdeki üst geçide asansör yapılması için bastırın. Nasıl mı? Faks çekin, telefon edin ve hatta belediyeye bizzat gidin. Bir metro istasyonunda asansör varken, diğerinde neden olmadığını sorgulayın. Semtinizdeki okulda neden engelli girişi yapılmadığını öğrenin. Engelli girişi için öylesine ısrarlı olun ki, Milli Eğitim yöneticileri bunalsınlar, bir daha böyle bir projeyi onaylamayı akıllarına dahi getirmesinler. Şu sıkça sözü edilen engelli otobüslerinin neden mahallenizin durağına bir kez bile uğramadığını, bu otobüslerin sayısını öğrenin. Doğru cevabı alıncaya kadar da vazgeçmeyin.

  

3) Paranız yoksa elinizi uzatın: Engelliler çok yalnızlar. Gerekli altyapı çalışmaları yapılmadan sokağa çıkmalarının olanağı yok. Eğer bu kampanyada ‘emeğiniz ve gönlünüzle’ yer almak istiyorsanız. Bir engellinin elinden tutun. Engelli bir çocuğu bir kez olsun okuluna götürün. Gözü görmeyen birine kitap okuyun. Evinden hiç dışarı çıkmamış olana, arabanız varsa, şehri gezdirin. Gönüllülük işine en yakınınızdan, kendi sokağınızdan başlayabilirsiniz. Ama isterseniz, yayımladığımız özürlü dernekleriyle de ilişkiye geçerek yardım edebileceğiniz engellilere ulaşabilirsiniz.

  

4) Maddi yardımlarınıza da ihtiyaçları var: Türkiye’nin yoksulluğu engellilere de yansıyor. Pek çoğu azıcık duymasına yardım edecek işitme aletinden yoksunlar. Bir tekerlekli sandalye ile hayatı değişecekken, bu fırsatı hiç bulamayanlar var. Protez sayesinde yürüyebilecekken, asla adım atamayanlar… Bu gibi durumlarda yapacağınız maddi katkılar onların hayatlarını değiştirebilir. Yardımlarınızı devletin onay verdiği kampanyalar aracılığıyla yapabileceğiniz gibi, bire bir de destek sağlayabilirsiniz. (Engelli konusu çok sömürülen bir konu olduğundan, kampanyaların onaylı olup olmadığına çok dikkat etmelisiniz.) Yardımınıza ihtiyaç duyan engellinin neye ihtiyacı olduğunu saptayabilir ve ayni yardımla onun hayatını değiştirebilirsiniz. Örneğin tekerlekli sandalyeyi kendiniz satın alıp, aracısız armağan edebilirsiniz.

  

        Hadi onlar icin birseyler yapalimda onlari hapsettigimiz evlerden cikartip hayatimiza katalim. Bu sadece bizim ellerimizde…

Advertisements