Gülmeyi unutan bir sabaha Merhaba ile başladı her şey…

Her sabah gibi küçücük soğuk ama bir o kadar da içli bir “günaydın“. Bu sabahta şehrin ışıkları henüz sönmüştü.  Ortalığı kaplayan sisi ve içindeki sokak lambalarının yalın görüntüsünü kuşların ötüşü süslüyordu.

Aslında her sabah olduğu gibi yoktun sen. Ne sen nede o güzel gülümsemen. Sen gittin gideli bu şehirde unuttu gülümsemeyi. Her gece yeniden bekliyorum gelmeni. Yeni bir umutla. Gereksiz saçma ama afilli bir yalnızlığın bekçisiyim sanki. Belki de beklemiyorum gelmeni. Sadece pencerenin önünde beklemek, bu sisli şehirde yalnızlığımı paylaşmak hoşuma gidiyor.

 Yine her gece olduğu gibi erkenden evimize geldim. Ne komik değil mi hala evimiz diyebiliyorum bu eve. Oysa ki sen bu evi, yani beni bırakıp gideli epey zaman oldu. Aslında tam 462 gün. İstemesem de artık saymayı bırakamıyorum. Kimilerine göre bir saplantı bu. Artık olmayan dostlarımda bıktı ve gittiler. Ne dostlarmış ama. Onlara göre tam bir hastalık bu. Her sabah senin olmayan “günaydın” sesinle uyanmam. Hayır yalan bu ne saplantı nede başka bir sey.

Sen gideli yazmayı da bıraktım. Artık ne anlamı var ki zaten. Okurlarım bile… bitti… Sadece melankoli artık tüm yazdıklarım.

Ne bekliyorsunuz ki artık benden, yaram derin ve zehir içime yayılıyor için için. Her satırımda o var. Aslında biliyorum en büyük nedeni tek sorumlusu benim  tüm bu olanların. Sana o sözleri söylediğim an imzaladım ruhumun ölüm fermanını.

Evet artık ruhum yok. İçimdeki gülümseyişlerin bir sonu vardı ve artık bu son perde Artık ne oyunlar ne şiirler ne yazılar. Birkaç dakika sonra ölü bir adam olacağım, ve bu lanet hayat bensiz devam edecek.  Rüzgarlar yine süpürecek sonbaharın tüm yapraklarını. Ama ben artık göremeyeceğim tüm bu yaşananları.

İyi şeylerde olacak ben ölünce . İnsanların aptal gülümseyişlerinden ve birbirlerinin cevabini umursamadıkları sorularımdan kurtulacağım.

-Beni sadece bu ikisi mi rahatsız ediyor peki tek derdim bu mu. Yani bu gece intihar etmeme neden olan tek şey bu öylemi.

+Saçmalama Rıfat bunun için intihar mi edilir . Daha mantıklı nedenler bulmalısın kendine. Ne yazacaksın nota. Apartman görevlisinin nasılsınız Rıfat bey sorusunu cevaplarken , aslında sorunun cevabini umursamaması beni çok kırdı ve intihar ediyorum…

Saçma.

-Neden not bırakayım ki. Öyle değil mi yaa. Kim neden bilmeli ki neden öldüğümü. Hiç kimsenin bilmesine gerek yok.

+Peki Rıfat sen biliyor musun bunu neden yaptığını

Neden

-Ne önemi var artık. Bırak sorgulamayı da iç su hapları bak saat kaç oldu.

+ne o yetişmen gereken bir yer mi var Prof. Dr. Rıfat Kara

-Ne bu simdi  Prof. Dr. Rıfat Kara. Alt tarafı boktan bir üniversitede  boktan bir Prof. um. Prof. olduğumu kendime hatırlattım da ne bok oldu. issiz Prof. Benim gibi lanet bir adamı hangi Üniversite kabul edecek simdi.

+Bak sana intihar etmen için yepyeni bir neden bile bulduk. “issiz Prof. İntihar etti”. ve neden biliyor musunuz .Aslında o bile bilmiyor.

-Yeter yeter dedim sana

+ Ne o söylediklerim hoşuna gitmedi mi  iç o halde su haplarında kurtulalım su dünyadan.

-Evet içecegim ve kurtulacağım senden.

+iste bu. Yeni bir neden daha buldun kendine ölmek için . Kendine bile söyleyemediğini söylemelisin önce. Sucu dünyaya atmaktan vazgeç ve kendine yalanlar söylemeyi bırak artık. Sen sevmeyi beceremedin. Ve bunun için tüm bu yaşananlar.

-Hayır hayır hayır sendende bu hayattan da bıktım artık. Kendimden sizden bıktım asil neden …

+asil neden bu mu şimdide ha ha ha hala bir suçlu arıyorsun değilmiş seni aptal Prof.

-Sus artık sus…

Neden gittin neden. Her sabah o sakin , ruhsuz da olsa sakin ve soğuk günaydınını özlüyorum ben. Olmuyor yapamıyorum artık. Ne is ne hayat, çıldırıyorum bak. Kendi kendime konuşuyorum. Neden neden gittin. Simdi neredesin?  Neredesin…

Küçüğümdün sen benim. Neşeli, güzel, saf tertemizdin ta ki beni  tanıyana kadar. Neden aşık oldun bana neden. Evet suçlu sensin sen bana aşık oldun ve tüm bunlar yaşandı.

+ ne simdi de suçlu ve öylemi. Bravo Prof. Bravo suçlu bulmakta üstüne yok. Senin Zaten tüm bu yaşananlarda ne gibi sucun olabilir ki. O zaten zorla girdi senin yatağına  , öyle değil mi. Bırak artık kendini kandırmayı ve kabullen , sende sevdin onu. Ve bu halde olmanın tek suçlusu yalnız ve yalnız sensin. O şehirler arası yolu unuttun mu yoksa. Onu ilk gördüğün ani, onu etkilemek için yaptıklarını ve dahası onu yatağa atmak için yaptıklarını.

-Yeter diyorum sana yeter sus.  Bunlar ikimizin de son sözleri olacak artık. Sana ve bu berbat hayata elveda.

+ elveda profesör bakalım ölüm senin acılarını dindirmeyi başarabilecek mi? Elveda…   

Sesli Yazı

Advertisements